3 Aralık 2015 Perşembe

Feli'den yağlı ciltte kozmetik ürün tepkimeleri 5: M.A.C Studio Fix Fluid Foundation vs M.A.C Pro Longwear Foundation

2 yorum
Helöv moto! Şimdi size M.A.C'in iki farklı fondöteninden bahsedeceğim. 1.si şu sağda gördüğünüz M.A.C Studio Fix Fluid Fondöten.

Bu fondöteni aldığımdan beri yüzümde bir koyu duruyordu. Neyse o önemli değil tabi ki ama benim gibi yağlı bir ciltte parlak duruyordu. Ben daha mat bir şey istiyordum. Bir de yağlı hissi uyandırıyordu sürdükten sonra. Iyh!

"E pudra süreydin?" dediğini duyar gibiyim ama pudra da benim yüzümde uzun süre dayanabilen bir şey değil. Benim direkt mat fondöten almam gerekiyordu. Yine de kendisini neredeyse 3 yıl kullandım. Sadece sahneye çıkacakken ve okuldaki makyaj derslerinde kullandım.







Sonra bu beybiyi keşfettim. Önceden M.A.C Pro Longwear Concealer hakkında yorumlarımı yazmıştım. Ondan çok memnun kalınca ve uzun süre mat tuttuğunu, yağlı cildimde dayandığını görünce dedim bunun fondöteni de iyidir kesin. Kapatıcıyla aynı renk aldım, zaten internette baktım ve önceki fondötenim de bu da NW25 olduğu halde ton farkı oluyormuş. Bu sefer ten rengime uydu. Mat durdu ve mutlu etti.

Studio Fix Fluid Foundation'ı kuru ciltlere, Pro Longwear Foundation'ı ise yağlı ciltlere tavsiye ediyorum.

Fiyatlarını da yazayım (ben yine 75 taksite aldım galiba):
Studio Fix Fluid Foundation : 90 TL
Pro Longwear Foundation: 103 TL
(ikisi de M.A.C'in sitesindeki fiyatlar)



2 Aralık 2015 Çarşamba

Feli ile fırça deneyimleri 1: Clinique Eyeliner Brush

0 yorum
Eveet! Genelde açılı fırçalar kullanırdım jel eyelinerlarım için. Fakat bu fırçayla o kadar mutlu oldum ki. Hem gözümün üstüne eyelinerı düzgün çekip, hem gözün altına devam edip, aynı zamanda hataya yer vermemesi benim için yeterliydi. Hataları düzelteyim derken daha da batıranlardan değil bu fırça. Aynı zamanda bir zaman sonra sağa sola saçak saçak dağılmadı. Hep böyle kaldı. Tabi ki el yatkınlığıyla da ilgili bu durum. 

Fiyatı: 53,90 TL (ben hizlial.com'dan almıştım. daha ucuza da bulabilirsiniz) :)

Feli'den yağlı ciltte kozmetik ürün tepkimeleri 4: Kryolan Supracolor (Teintschminke) Kapatıcı

0 yorum
Evet yine memnun olmadığım bir ürüne geliyoruz. Bu fazla sıvımsı ürün sanırım kuru ciltler içinmiş. Ben gidip kendime almışım.

Yazları güneş ışığına maruz kalmadığı halde üst kısmı eriyip su gibi oluyor. Göz altımda hep birikme yapıyor ve az sürünce de kapamıyordu.

Tek artısı kokusu sanırım. Çok tatlı, kremsi bir kokusu var.

Fiyatı şu an kozmotekte 54 TL imiş. Kuru ciltlere tavsiye edilir.

Yağlı ciltli kardeşlerim, yurttaşlarım! Uzak durun!


Feli'den yağlı ciltte kozmetik ürün tepkimeleri 3: Bobbi Brown Long Wear Eye Base

0 yorum
Eveet! Hep ürünleri övecek değilim. Biraz da kötüleyeyim.

Bu Bobbi'nin eyeliner'ından memnun kalınca dedim "Bunun far bazı da kesin on numerodur, oh farım hiç akmaz ." Tabi ki yine ütopya yaratmışım kafamda. Fiyatı: 85 TL olan bu zalım bazı da vazgeçemediğim taksit olayımla aldım. Dedim bir alırım upuzun gider, akmayan makyajımla mutlu mesut yaşarım. 





Bu da böyle hüzünlü bir anımdır. The Balm'ın Put a Lid On It far bazı bin kat daha iyiydi. İkisini karıştırsam ütopyama ulaşır mıyım acaba? Yine de ulaşamam kesin.

Bana önerebileceğiniz başka bir baz var mı? Bu ara alamam ama bunlar bittikten sonra yine 75 taksitimle alır kullanırım.



Aaa bu arada yine tek artısı yanında 60 tllik ojesi ve 85 tllik lip gloss hediyesiyle gelmesi. Lip gloss sevmiyorum ama ojesinin ikidir bordo rengini yolluyorlar bayılıyorum.

Bu ürüne öneri puanım yağlı ciltler için 10 üzerinden 0.

Kuru ciltler için 10 üzerinden 5.

Feli'den yağlı ciltte kozmetik ürün tepkimeleri 2: M.A.C Studio Finish SPF 35 Concealer vs M.A.C Pro Longwear Concealer

0 yorum
Sanırım başlığı yazarken yarım saat geçti. 

Ben yıllardır M.A.C'in Studio Finish SPF 35 isimli kapatıcısı ile göz altlarımın rengini şaapıyordum. Çok koyu değil göz altlarım ama makyaj yapınca daha güzel bir görüntü için bunu yapmak zorunda hissediyordum hep. Bu kapatıcıyı yine başka kapatıcı yokmuş gibi yıllarca kullandım. Gözümün altında birikip, bir iki saat sonra yine hafif alta geçmiş eyelinerımla sanki bu kapatıcı yok oluyordu. O temiz görüntü kalmıyor, göz altımda hafiften çizgi olarak birikiyordu. 





Benim de yine kafayı yediğim son günlerde yeni bir kapatıcı arayışına girmemle M.A.C'in sıvı olan Pro Longwear kapatıcısını aldım. Diğer kapatıcı kremden biraz daha kuru bir yapıdaydı. Bu direkt sıvı ama sürdüğünde hemen matlaşıp aşırı kapatıyor. Pompalı bir şişesi var. Herkes pompadan şikayetçi. Ben şikayetçi değilim ama ben bir basışta çıkan ürünle hem göz altlarımı hem göz üstlerimi hem yüzümdeki bazı lekeleri kapatıyorum ve tam olarak yetiyor. Ama mesela sadece göz altı için ürün çok fazla fışkırıyor. Yani şikayetlenmekte haklılar. Ne gerek var? Şunu lipglosslarda olduğu gibi bir hedeyle şişelesene. Ha bir de şişesi cam diye fobi yaratıyor. Sanki böyle kırılacak gibi. Ben hep kutusunda saklıyorum. Henüz bir şey olmadı, kırıldığını da duymadım. Yine de dikkatliyim hep. Tırsmaks.

Sonuç olarak yine çok memnun olduğum bu ürünü, benim gibi ciltlere öneririm. Kuru ciltlere pek önerilmiyor, hatta o kadar kurutuyormuş ki altına krem sürmeliymişim diye okudum ve göz kremi sürüyorum bu kapatıcıyı uygulamadan önce. Of tam benim yağlı cildime layık. Ayrıca 75 saat boyunca temiz görüntüm yok olmuyor. Yeppa!

Bu kapatıcının fiyatı ise: 72 TL. Ben yine M.A.C'in sitesinin 5 taksit olayından yararlandım. Yoksa glorika.com'da fiyatı 64,80. Sanırım bu site 3 taksit yapabiliyor.

Bu ürün için de öneri puanım 10 üzerinden 10. Alkış kıyamet! (Muhteşem bir fotoğraf düzeni yaptığımın farkındayım asdfgg)








Feli'den yağlı ciltte kozmetik ürün tepkimeleri 1: Bobbi Brown Long Wear Gel Eyeliner

0 yorum
Merhaba! Ya aslında böyle yazılar yazınca, "Banane lan" diye kapatılacağını ve tek derdim buymuş gibi göründüğünü biliyorum. Halbuki bunu diğer sıkıntılarımdan uzaklaştırdığı için yazıyorum. Açıklamamı da yaptığıma göre devam edebilirim. Ben yağlı ciltlerin anası olarak kullandığım, aldığım, memnun kaldığım veya kalmadığım ürünleri yazacağım. Tabi ki ben de cepleri, cüzdanları, kredi kartlarını ağlatmayan ürünler almak isterim. Ama benim yağlı cildimle ve yağlı ciltleri hedef alan kozmetik markalarıyla bu na-mümkün.




Yıllarca hangi eyelinerı kullandıysam bir zaman sonra gözümün altına geçiş yaptı. Çünkü ben güldüğümde yanaklarım adeta gözümün üstüne çıkıyor ve eyeliner ile üste  yaptığım kuyruk alta aynı şekilde yansıma oluşturuyordu. M.A.C'in Fluidline ve Chromaline eyelinerlarını alıp kullandım. Fluidline, Chromaline'dan küçüktü ama daha kuru olduğu için daha uzun süre duruyordu gözümde. Chromaline adeta sürerken bile kayıyordu ve zorlanıyordum. Bu arada likit eyelinerlar ise benim gözümde hiç durmuyordu.

Ben de bayağı bir araştırdım ve Bobbi Brown'ın Long Wear Gel Eyeliner 'ının uzun süre gözde kaldığını, ağlandığında bile akmadığını okudum. Alayım dedim ve her şey böyle başladı. Sıkıntılarımı kozmetik ürünleriyle atmaya çalışarak 2,5 hafta evden çıkmayıp kredi kartı borcuma harçlığımı biriktirmem gerekeceği bir duruma düştüm. Ama çok geliştirdim valla! Hatta keşke ellerim terlemeseydi de bir sertifika falan alsaydım bir işe yarasaydı şu uğraşlarım. Neyse aldım bu eyelinerı. Sürdüm ve gün içinde 75 kere aynaya giderek akıyor mu diye baktım. Sonuç : Mikemmel!

Bir de şansıma hiç almadığım bu markayı aldığım gibi 2 ürün hediyesiyle geldi. M.A.C lellesi hiç böyle şeyler yapmıyordu. 60 tl değerinde bir oje (niye bir ojeye 60 tl verilsin? en sonunda hediye olarak dağıtmaya karar verdiler herhalde) ve 85 tl değerine (yine çok saçma çünkü şeffaf yapış yapış bir şey) lip gloss'la geldi. Deneme boyu da değil, orjinal boyuydu. Yihürü!


Bu arada eyelinerın üzen fiyatı : 85 TL.

Keşke yıllarca bitmese. Sürüm sürüm sürsem. Yine almak zorunda kalmasam. Neyse fakir muhabbetimi bitireyim.

Öneri puanı diye bir şey de sallayayım bari. Bu ürüne verdiğim öneri puanı 10 üzerinden 10 oluyor ve günü büyük bir başarıyla kapatıyor.

Umarım sizin eyelinerınız hiç akmıyordur. Pislikler! :(

5 Ekim 2015 Pazartesi

Farkında olduğum 75 özelliğim

9 yorum
Aslında bu yazıyı kendime yazmıştım. Sanırım burada birinin beni tanıması için gerekli olan her şey var. Belki umurunuzda değil bunları bilmek. Yine de ben kendim için ölümsüzleştirip buraya da yazayım.


1-      Ellerim ve ayaklarım çok terler ve bu yüzden sınav kağıtlarını hep ıslak veririm. Sahnede ise hem terli hem soğuk olur.

2-      Aşırı unutkanım. Sevgilimin bile adını bir an unutabilirim. Bu yüzden romantik biri olamayabiliyorum.

3-      İnsanların seslerini hemen unuturum. Hatta yanımdan gittikleri an. Buna annemin sesi bile dahil.

4-      Fazla umutluyum, çekim yasasına inanıp kendimi rahatlatmaya çalışırım. Umutlarım boşa çıktığında bile ardından güzel bir şey geleceğini düşünürüm.

5-      Bir şeyler hakkında (siyaset, din vs) pek bilgim yoksa bile araştırmak istemem. Kafamda kurduğum dünyamı bozacağına inanırım.

6-      İstediğim şeyler hemen olsun isterim. Sabırlı değilim ve sabrım zorlandığında hep içim sıkılır.

7-      Evde olmasından mutlu olduğum biri varsa, uykumu alamamışsam bile gülümseyerek uyanırım.

8-      Regl olduğumda huysuzlaşmam, sabahtan ağrı kesicimi içer tüm günü ağrısız geçiririm.

9-      Ailemde müzikle ilgilenen biri yok. Benden sonra ilgilenen oldu ama ben ilgilenirken pek önemsenmemiştim. İnatçılığım sayesinde istediğim şeyleri yapabildim.

10-   Geleceğimle ilgili birilerinin tavsiyesini dinlemeyi sevmem. İnadına kendi bildiğimi okurum. Hata yaparsam da kendi kararımdan dolayı olsun isterim. Çünkü ileride o tavsiyeyi verene bir şey diyemeyeceğim. Ama kendimi istediğim kadar suçlayabilirim.

11-   İnsan içine çıkmadan önce aşırı süslenirim. Özgüvensizim. Biri beni süzüyorsa hatta gülümsüyorsa bile kesinlikle içinden dalga geçtiği için yapıyordur. Bu yüzden dışarıda da ellerim terlemeye devam eder, kalp atışlarım düzensizleşir. (Bunlar yalnız dışarı çıktığımda olur.)

12-   Evde günlerce duramam. Gezmeyi severim ama yanımda kesinlikle güvenip eğlendiğim biri olmalı. En rahat annemle gezebiliyorum. (Yine de eve geldiğimde “oh be” derim)

13-   Eskiden beri olan, bu ara azalarak yok olmaya başladığını fark ettiğim  iğrenç bir huyum var. Bir şey istiyorsam onu aldırmak için çok uğraşırım. Her şeyi de isterim. Alınmadığında küçük bir çocuk gibi üzülürüm ve aldırma konusunda çok ısrarcıyımdır.

14-   Israrcılık konusunda kalayım. Evet ısrarcıyım. Mesela biriyle bir şey izlemek istersem, o istemezse gıcık olurum içten içe. Büyük ihtimal herkeste böyledir de yazayım dedim. Gitmesini istemiyorsam vazgeçirmek için her şeyi yaparım.

15-   Sevgililerimle kendim olamam. Hemen susarım. Israrcı olmam. Hep sabırlıyımdır. Sinirliysem bile onunlayken gülerim. O yüzümü görüp soğumasından korkarım. 

16-   Birinden soğuduğumda bu aniden olur ve her şeyi bitirebilecek bir güce sahiptir. Bu sadece sevgililik için değil arkadaşlık için de geçerlidir. Sonra o kişinin yüzünü bile görmek istemem. Görürsem de içim sıkılır ve ağlayasım gelir. Asıl soğuma sorunu bendeymiş meğer ondan korkuyormuşum :)

17-   Türk sanat müziği dinlemeyi ve söylemeyi çok severim.

18-   Zevk almadığım filmden, operadan, tiyatrodan ara verildiğinde çıkarım. Parayı değil zamanımı önemserim. Not: Ara verilmiyorsa sonuna kadar dururum. Emeklerine kesinlikle saygısızlık etmem.

19-   Sürekli güler yüzlü olarak görülürüm. Hep espriler yaparım. İçimde olup biteni kimse bilmez.

20-   Derdim varsa direkt anlatırım. Kim olduğunu önemsemediğim bile olur. Yine de yaşadıklarımı dümdüz anlatırım. Bana nasıl yansıdığını tam olarak anlatamam, bilemezler, ben de bilmem. Sonradan patlak verir.

21-   Anlamsızca ağladığım olur. Deştikçe çözebilirim ama ağlamanın beni rahatlattığını bildiğim için deşmem, ağlarım, geçer.

22-   Çabuk unuturum. Bir şeyi unutmam için başka bir şey lazımdır. O başka bir şeyi bulursam diğer şeyi kolayca unutabilirim. Çünkü beni üzen ya da sıkan bir şeyin yok olması çok büyük bir eksiklik değildir.

23-   Hep evcil hayvan istemiştim. Balık denemem oldu ama sevemediğim okşayamadığım için pek zevk almazdım. Bu sene bir kedim oldu (Felix) ve insanı anne gibi hissettiren bir şey olduğunu fark ettim. Kızdırıyor, acıkıyor ve kendini sevdirdiğinde tüm stresimi alıyordu.

24-   O kadar alınganım ki insanlar benimle dalga geçmesin diye kendimle dalga geçerim. Dünyanın en gereksiz kişisi bana gelip laf soksa eve gidip ağlayabilirim.

25-   Dışarıda yalnız yürürken çoğu insandan korkarım. Herkese yol veririm ve hızlı yürürüm.

26-   Kendini övenlerden nefret ederim. Hatta bunu ima ettiklerinde bile..

27-   Oyun hamuruyla oynamayı hala seviyorum.

28-   Küpelere karşı bir ilgim var. Alıp takmadığım bir sürü küpem bile olabilir.

29-   Her renk ojeyi alıp denerim, yine de sadece bordo, siyah ve rakı beyazı gibi renkler dışında yakışan olmaz. Diğerleri sümük gibi olup kuruyup çöpe gider.

30-   Makyaj yapmayı çok seviyorum. Bunu profesyonelleştirmeyi çok isterdim ama elimin sürekli terlemesinden dolayı uzak durdum.

31-   Safım. İnsanlar yalan söylediklerinde bunu yapabileceği ihtimali bile aklıma gelmez ve inanırım.

32-   Şaka sevmem! Herkesin gülüp eğlendiği bir şakada bile şaka yapanın yüzüne bakmayabilirim.

33-   Yazı yazmayı çok severim ama bu işlem hep ellerimi ağrıtır. Bir de genelde çok net yapılan yazım hatalarından nefret ederim. Sevdiğim insanlarınki daha çok batar. Öylesine yapılmış hatalar anlaşılır onları saymıyorum ben de yapıyorum :)

34-   Spor yapmadığım zamanlarda vücudumun her yeri ağrır. Bunu söylerken abarttığımı düşünüyordum ama gerçekten ağrıdığını fark ettim. Abartmıyorum.

35-   Matematiği çok severim ama şu an mat1 diye geçen matematiği. Bir de kısıtlı zaman istemem. Yapamadığımı geçmeyi sevmem.

36-   Beni en iyi anlatan şarkının “Barış Diri - Yine Gönlüm Karardı” olduğunu bugün fark ettim. TIK

37-   Telefon bağımlısı olduğumu fark ettiğimde uzak durmaya çalışır, birkaç dk sonra yine elimde olduğunu fark ederim.

38-   Friends dizisindeki arkadaşlığa hep özenir yine de o ortamı oluşturamam. Oluştursam da güvenemediğim insanlar vardır içlerinde. Olmuyor işte.
.
39-   Aslında çok sinirli ve suratsızımdır. Bunu sadece ailem bilir. Kızdığımı gördüğünü sanan insanlar büyük ihtimal yalnızda yüzde 20'sini görmüştür.

40-   Ergenliğimde Harry Potter’a aşıktım. Odamda kocaman bir posteri vardı. Hemi de şu poster : TIK

41-   24 yaşıma kadar biradan nefret ettim. Öğrenci olduğum ve herkes içtiği için sırf ucuz diye kendimi alıştırdım. Artık seviyorum.

42-   Bir elinizde nutella diğer elinizde börek tutarsanız böreği alırım. Her zaman tuzlu ya da hamurlu olanı seçerim.

43-   Sevdiğim insanlar için kendimi değiştirebilirim, sonradan pişman olurum.

44-   Vejetaryen ve Vegan insanlara hak versem de et yemeğe bayılırım. Sanırım küçüklüğümden beri hep köfteye vs alıştırıldığım için.. Köfte ve makarna bizim ödülümüzdü hep.

45-   Eski pop şarkıları çok severim.

46-   Güzel anların bitmemesi için uyumamaya çalışır, bunu yaparken de ölebilirim. İnsanlar beni zorla uyuturlar.

47-   Beni bir trenin ezdiğini, merdivenden düştüğümü ayrıntılı ve net bir şekilde görmüşlüğüm vardır (uyanıkken).

48-   Yalnız yaşamaya özenip, bunu yaşadığımda annemi babamı ve ablamı özledim. O kadar da matah bir şey olmadığını fark ettim. Tek güzel yanı istediğim zaman hunharca ağlayabilmek sanırım.

49-   O kadar heyecanlı biriyim ki heyecandan performansımı mahvedebilirim.

50-   İnsanlara şarkı söyleyemem. Rol yaparken daha rahat söylerim. Anneme bile şarkı söylerken gözümü kapadığım olur ve hemen bitmesini isterim.

51-   Birinde hata arayan, sürekli sorun çıkaran insanlardan nefret ederim. Bu koyun olun demek değildir.

52-   Espri yaptığını sanırken saygısını kaybeden insanlardan da nefret ederim.

53-   Siyah giymeye bayılırım. Hem zayıf hem zarif gösterdiğine inanırım.

54-   Kötü kokmamak için elimden geleni yaparım, buna dikkat etmeyen insanları anlamam.

55-   Lüks yaşama hep özenirim, bunu elde edeceğime hep inanırım. O gün geldiğinde onun da önemsiz olduğunu fark edeceğimi bilirim.

56-   Yaptığım harcamalar genelde teknolojik şeylere ya da makyaj malzemesinedir.

57-   Emir almayı sevmem. Buna annem babam bile dikkat ederler.

58-   Sert ve net bir insan olduğum halde başka insanlara karşı gelemediğimden edö ödö diye kekeler ve cümle kuramam.

59-   Öğretmenlerime hep saygılı olurum. Yaşı ya da davranışları önemli değildir benim için.

60-   Odaklanma problemim var.
Fark ettiklerim:
* Bir şey okurken harflere tek tek odaklandığım için konuya odaklanamadığım oluyor. Mesela a harflerini sayıyor olabiliyorum. Boş okuyabiliyorum. Bu yüzden bir yerde online olup, gördüğüm şeye 10 dk sonra cevap verdiğim oluyor.
* Araba sürmeyi denemeye bile korkuyorum. Çünkü kaldırımın kenarındaki bir şeye kilitlenip kaza yapma ihtimalim yüzde 95. Annem “Sağdan araba geliyor mu?” dediğinde geç cevap verebiliyorum. Ya da gelmediğini söylediğim an önümüzden araba geçebiliyor. Bu konuda bana güven olmaz.
* Bir dizi ya da film izlerken bazı kısımlarında başka şeyler düşünüp asıl kısmı kaçırabilirim. 

61-   Hazır cevap biri değilim. Bunu gerektiren durumlardan da nefret ederim.

62-   Yalan söyleyemem. Hem de hiç. Bunun yerine hiç söylememek daha kolay gelir. Soru gelirse geçiştiremem ve doğruyu söylerim. Profesyonel ya da çakal değilim.

63-   Bazen çok derin düşünebilip, çok güzel cümleler kurabilirken, bazen çok düz olabilirim.

64-   Mecazi konuşmaları sevmem. Direkt anlatılarak daha rahat iletişim kurulduğunu düşünürüm.

65-   Doğal taşlara, bitkilerin gücüne vs inanırım.

66-   Sürekli fal baktırırım. Bunu anlamadıklarında aslında iyi şeyler duyup moralimin düzelmesini istediğimi söylemem. Kötü şeyler duyduğumda ise fal birden inanılmayacak bir şey haline gelir.

67-   Azar işitmeyi sevmem. Güçlü durmam gereken yerde bile foşur foşur ağlarım. Zaten kendimi tutamam gözyaşlarım kendiliğinden akıyor olur.

68-   Sürekli nefret ederim dediğim insanlara karşı da uzun süre sabırlı olur sevmeye çalışırım.

69-   Kendimi hasta hissettiğimde ilgi beklerim. Bu verilmediğinde ağrım artar. Sürekli ağrıyan yerimin ağrıdığını belirtirim. Bu yüzden birinin bir yeri ağrıdığında gereğinden fazla ilgi gösteririm. “Ne yapabilirim?” cevabını aldığım kişiden soğurum. Ben, annesi “Kurban olurum.” dediğinde ağrısı yok olan bir insanım.

70-   İtiraf: Hep hayatımda kalacağına inandığım sadece 1-2 arkadaşım var. Bunlar kendilerini bilmeyecekler.

71-   Piyano çalmayı çok sevdiğim halde maksimum 1 saat sonra başından kalkarım. Bilmediğim parçalara çalışmaya üşenirim.

72-   Yatağımı toplamayı sevmem. (Yararlıymış valla!) TIK

73-   Titiz olduğumu yalnız kaldığımda fark ettim. Ev dağınıksa bile, dağınık olan yerlere çok bakmadığım için öyledir.

74-   İnsanlara durup dururken iyilik yapıp, iltifat edip, yüzlerini güldürmeyi severim.

75-   Bye.

20 Ağustos 2015 Perşembe

Okul bitti!

10 yorum
Bu yazıyı bozulan bilgisayarım yüzünden telefonumla yazıyorum. Umarım çok tırt görünmüyordur. Hangi yazı tipiyle yazdığımı bile unuttum. Bilgisayarıma kavuşunca düzeltirim :) taa 5 yıl önce başlayan okul maceram bu sene sona erdi. Çok üzülürüm sanıyordum ama içten içe bir sevinç bir rahatlama. Meğer istiyormuşum bitmesini artık. Bölüm birincisi olarak bitirdim ve bunu övünmek için yazmadım. Size iki videomu koyacağım. Son durum buydu. Çok çalışmalıyım :(

Okulun bitmesiyle birlikte annem de evden ayrıldı ve tatile gitti. Yalnız yaşama biraz geç başlamış olabilirim ama deneyim deneyimdir. Hiç olmaya da bilirdi :) meğer ben tek kalınca o kadar dağınık biri değilmişim. Baya evi süpürüp, toz alıp, yemek yapıyormuşum. Fatura peşinde koşabiliyor, üzerine bir de kedi alıp bakabiliyormuşum. O kediye de aşık olabiliyormuşum. Adını da "Felix" koyabiliyormuşum.. 

Bu yazımı gören olur mu diye de merak etmiyor değilim. Belki kendime yazıyorumdur ama bu ilgisizliği hak etmiyor değilim. Ben olsam beni takip edemezdim nasıl olsa yazmıyor diyerek. 


https://youtu.be/Mp7T9lG2cyE

Evet bu videomuzda ilk defa müzikal parçası söylemeye çalışan bir canlıyı görüyoruz. Heyecandan da hataları olmuş. Ayrıca ilk defa o kadar büyük bir sahnede tek kalmış ve mikrofonla söylemeye çalışmış. Ha yüzümdeki o dev şey bant. Anadolu Üniversitesi teknolojisi üzdü bu konuda. Mikrofonu bantla tutturmak garip.

https://youtu.be/n0xFzb73-r4

Bu videomuzda da aynı canlı mezuniyet sınavı vermeye çalışıyor. O dönem ve hala sevdiği birisi var. Onu düşünerek heyecanından biraz olsun sıyrılmaya, parçayı hissetmeye çalışıyor. Çünkü mezuniyet sınavında 5 parça söyleniyor ve alkış yasak. Bunun gerilimi çok ayrı. Bu sınavı sadece bir kere yaşadığım için memnunum. Bir daha öyle gerilimli bir an yaşamak istemiyorum sanırım. 

Ha bir de yine "sevdiği" kişi için onunla birlikte izlenen çizgi filmin giriş müzüünü kavırlamaya çalışan bir canlı var. Evet o da aynı canlı. Bir de garage band uygulamasında başarılı değilim. Kabul ediyorum:

https://youtu.be/5DjacwtDkU4

Parçanın kendisi de şöyle:

http://youtu.be/BHjg6cTxmrQ


Yuutub videolarıyla doldurduğum bir yazımın daha sonuna geldim. Keşke kedimi de koyabilsem ama beceremiyorum telefondan. Vurmayın! 

Sıcak bastı.

3 Ocak 2015 Cumartesi

Yağlı cilt için makyaj malzemesi önerileri

8 yorum
Ay hiç böyle bir başlık atacağım aklıma gelmezdi. Ben de makyaj yapmaya düşkün biri olduğum için ve bloga 75 yıldır bir şey yazmadığım için bari ilgilendiğim konudan gideyim dedim. Hem de eğlenirim dedim. Şimdi başlıyorum yazmaya:

Benim cildim aşırı yağlı bir cilt ve bundan kurtulamayacağımı bildiğim için bari kalıcı olan şeylerle makyaj yapayım diyorum. Deneme yanılma yöntemleri ve diğer bloglardan topladığım bilgilerle bir iki şey almıştım. Onları size anlatayım.


1) The Balm Put a Lid On It Eyelid Primer (Far Bazı):
Bu bazı almadan önce hayat benim için çok acımasızdı. Zaten göz kapaklarım küçük olduğu için pek görünmeyen özenerek yaptığım göz makyajı bir de hemen yağlı göz kapağım yüzünden 1-2 saat içinde çizgi şeklinde toplanıyordu. Derken bir arkadaşım bu bazı önerdi. O da bir yerlerden duymuştu. Gratis'teki korku kapanı sıralar oluşturan indirimle birlikte bir tane aldık. Eve gelip sıfır beklentiyle gözüme sürdüm. Farı da sürdüm. Evde geçen bir gündü ve bazı saat 14:00 civarı sürmüştüm. Saat 19:00 gibi 1 saat spor yaptım ve hunharca terledim. Bir de baktım ki far hala duruyor. Şok olup ablama fotoğraflarını gönderdim. Sonuç olarak bu baz olmadan yaşamamam gerektiğini anladım. Hatta öleydim oracıkta. Neyse ki bunu keşfetmek için 25 yaş çok geç değil (dir umarım) diye sevindim. 


2) Watsons Deep Action (Parlamayı yok eden kağıtlar):
Eveet çantamdan ayırmadığım bir diğer ürün de bu. Ne kadar uğraşsam da alnım burnum ve çenem gün içinde parıl parıl parladığı için bu defter gibi olan üründen bir sayfa koparıp pıt pıt pıt diye yağlı yerlerime dokunduruyorum. Normalde siliyordum ama fondöten kullanmışsam pıt pıtlamak suretiyle kullanmam gerektiğini anladım. Anında makyaj daha kaliteli, yüz daha bakımlı duruyor. Ha bu cümleden bakımsız olduğumu çıkarmayın, yağlı olduğumu çıkarın hehe. Yani benim gibi cildi olan arkadaşlar, yüzlerindeki yağı hissedip rahatsız oldukları an bununla beraber lavaboya koşup oradan iki saniye içinde mutlu mesut dönebilirler. Pudra sürmekten daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu arada sayfaların yapısı adeta fırın kağıdı(yağlı kağıt) kıvamında.



3) Pastel Matfying Gel (Matlaştırıcı Jel):
"ÜZDÜ" diyerek anlatmaya başlıyorum. Benden bu kelimeyi duyarsanız, durumdan ya da üründen memnun kalmadığımı anlayabilirsiniz. Bu ürünü bir arkadaşım önermişti. Hem makyaj bazı olarak hem de matlaştırıcı olarak kullanıldığını duyunca tabi ki özenip almıştım. Yüzüme sürünce anlık mutluluk yaşadım. Birkaç kere de kullandım bu ürünü. Hala işe yaramadığını anladığım halde sürüyorum. Çünkü sürdüğüm an bir yumuşaklık bir matlık oluyor ciltte. Sırf o sevinç için inatla kullanıyorum sanırım. Ama ne makyajı tutuyor ne yağlanmayı durduruyor. Ucuz olmasından kıllanmalıydım diyeceğim ama bazen ucuz ürünlerden çok güzel şeyler çıkabiliyor. Neyse sonuç olarak ben önermiyorum bu ürünü ama almak isteyen alsın şimdi etkilemeyeyim ben. Bu arada ürünün boyutu işaret parmağım uzunluğunda. Küçük yani.



4) Avon Super Extend Liquid Eyeliner:
Evet beni ve yağlı göz kapaklarını mutlu eden bir ürün daha! Alışveriş merkezinde gezinirken zorla avon temsilcisi yaptırılmamla birlikte bir tane alayım dedim bu eyelinerdan. Halbuki M.A.C.'in krem eyeliner'ını kullanan bir insandım ve daha yeni aldırmıştım (babaya ödetme keyfi). Ama sürekli aldırdığım eyelinerın daha büyük boyu çıkmış diye aldırmıştım ve daha kremsi bir eyeliner olduğunu fark ettim. İnce çekemiyordum. Bunu aldıktan sonra hem eyelinerı ince çekmek daha rahat oldu, hem kuyruk kısmını istediğim şekilde yapabilmemi sağladı (japon gibi olmak istiyorsam farklı, pin up tarzı için farklı vs) hemi de gün içinde hep simsiyah ve dağılmadan kaldı. Artık kirpik diplerime M.A.C.'in eyelinerını, üstüne bunu sürerek çok düzgün şekiller çıkarabiliyorum. Alta başka eyeliner sürme nedenim ise bu eyeliner ile kirpik diplerimi çok dolduramamamdan kaynaklanıyor. Yüz kere üstünden geçince de acı çekiyorum. Bu yüzden sadece yaptığım şekli netleştirip kalıcılaştırmak için kullanıyorum. Normal bir göz kalemi üzerine de yapılabilir bu işlem. Alta sürülen malzemeyi de sabitliyor çünkü. Bu arada başka renkleri de var. Uygun oldukça alırım artık.

Evet bu yazım da böyle oldu. Umarım işinize yarar. İleride bu ara taktığım Kore dizileri ve diğer makyaj malzemeleriyle ilgili yazılar da paylaşabilirim. Sıktıysam haber verin, devam etmemi isterseniz de söyleyin. Bu arada önerilere de açığım çok pahalı olmadıkça. Pardon da öğrenciyiz. Ehehe.

Bu da mutlu eden müzik: TIK


 

Feli Jo Design by Insight © 2009