23 Ekim 2010 Cumartesi

MİMimimimimiii

7 yorum
Mia tekrar beni mimlemiş ve o her beni mimlediğinde ben mutlu oluyorum!

Mim konusu da şu :
"İstatikler Top 5 İstatistiklere Göre En Çok Okunan İlk 5 Yazı..."

Mime sevindim kolay falan diye ama gidip bir de "Miaa istatistiklere nereden bakılıyoor?" diye saf saf sordum evet. :) Şimdi şuraya sıralayayım bakalım:


Yeni mimlerde görüşmek üzere!! Teşekkürler Mia'm!!

13 Ekim 2010 Çarşamba

Mimlenmeyi Seviyorum!

2 yorum
Mia'm tekrar beni mimlemiş ve müzikle ilgili konularda mimlenmek çok hoşuma gidiyor!! Başlayayım bakalım neler gelecek aklıma. Hiç düşünmeden başladım yazmaya. Şu an trendeyim ve şansıma internetli vagon gelmiş!! Çok eğlenceli!!

Mim Konusu:"Yaşadığımız tüm sıkıntıları geride bırakıp, sevmediğimiz insanlardan, yapmaktan daral gelen işlerden uzağa bir tatile gidiyoruz. Bizi yolcu etmeye gelmiş üstelik gıcık olduğumuz herkes. Alayına çalımlı bir bakış fırlatıp arabamıza bindikten sonra, geride kalanları çatlatırcasına müziğin sesini sonuna kadar açıp, tozu dumana katarak oradan uzaklaşıyoruz. Şimdi sizden istediğim, mimlediğim herkes bindiği arabanın resmini ve son ses açtığı şarkının adını, sözlerinden bir bölümü ve söyleyen solistin resmini yayınlayacak."

Arabamı Seçtim!!





Benim arabam Back To The Future'daki DeLorean araba!! Çünkü onunla ister 2030'da tatil yaparım; ister 1960'ta..İhtiyacım olan tek şey, yeterince titanium! :)





Çatlatma Amacıyla Seçilmiş Şarkı:

Daft Punk : Harder, better, faster, stronger



Work It Harder Make It Better
Do It Faster, Makes Us stronger
More Than Ever Hour After
Our Work Is Never Over

10 Ekim 2010 Pazar

Tekerleme..

8 yorum

Ses konuşma dersimizin sınavında bu tekerlemeleri ezbere, şaşırmadan, hepsini toplam 20 dk içinde, çoğunu tek nefeste okumalıyız ki dersimizi geçelim. Nasıl yapacağımı bilmemekle beraber, belki yazarsam daha iyi aklımda kalır gibime geldi.. Bu yüzden sizlerle de paylaşıp eğlenmek, aynı zamanda öğrenmek istedim.Not: Sınava 4 haftamız kaldı..

A
Abana'dan Adana'ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet'in avandanlıklarını aparanlardan acar Abdullah'la aptal Abdi akşam akşam bize geldi.(Bir tek bunu ezberledim henüz)

B
Babaeskili babacan Bahri, Beberuhi Bedri'yle bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bigalı bikes Bahir'in Bigadiç'teki bonbon bonmarşesine varmışlar, oradakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da bodrumda gözden kaybolmuşlar.(tek nefeste okunacak)

B,p,d,t: Batı tepede tahta depo dibinde beytutet eden (geceleyen) putlu dede tekkesinden matrut bitli Vedat dar derece tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu.

C
Cemil, Cemile, Cemal, cumaları cilacı cüce Canip'in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler, sonra da Cebecili cingöz coğrafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceğini dinlerler.

Ç
Çapakçurlu çapaçul çarkçıbaşı çaylak Zülküf, Çatalcalı çakmakçı çivit Cahit'e: Behey çaçabalığı, çepiç, çerçi, çakaloz, çayırhorozu, çöpçatan, çurçur, çirişotu demiş! (peki)

D
Dadaylı dadımın Dodurgalı düdük delisi dedesi diline doladığı debdebeli dedim dedisiyle dırdırını dilinden düşürüp de bir kez olsun doya doya düden diyemeden, düdenin dallara doldurduğu doyumluk yemişlerden doyasıya yiyemeden dârıdünyadan göçüp gitti.

E
Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref'le Edremitli Bedri'yi Ege'nin en iyi eğecisi biliyorlarsa ben de Ermenekli Erdem Ergene'nin en iyi elektrikçisidir derim.

F
Farfaracı Fikriye ile favorili fasa fiso Fahri Fatsalı Fatma'yı görünce, fesleğenci feylesof Feyyaz'ı fındıkçı Ferhunde'yi anımsayarak feveran ettiler, Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konuştuklarını düşüne düşüne fertiği çektiler.

G
Güneyli girgin gammaz Galip Gavurdağı'nda güpegündüz galeyana gelmiş de Gülgiloğlu Gaziantepli gazup gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüşhane'ye göndermiş.

H
Hahamhanede hahambaşı hahamı homur homur homurdanır görünce, hemencecik heyecanlandı, hızlandı, hoşnutsuz, hırçın hırçın giderken birden bire karşısında beliriveren Hollandalı Helga'ya: Hah tamam! Haydi, hohla, hemen hoh de bakayım! dedi.

I
Iğdır'ın ığıl ığıl akan ılıman ırmağının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır.

İ
İbibiklerin ibiklerini iyice iyileştirmek için İstinyeli istifçi İbiş'in istif istif istiridyeleri mi, yoksa İskilipli ispinoz işportacı İshak'ın işliğindeki ibrişimler mi daha iyi, bilemiyorum.

J
Jurnalci Jale ile jeneratör Müjgan, Japonya'dan jilet, jant, jet, jambon, jelatin, jartiyer, jeton, jarse, Japongülü getirdiler.

K(a)
Karaburunlu kabadayı Kadir, kafakağıdını Kadirlili kadirbilmez kapkaççı Kasım'la Kahire'deki Kalecikliler kahvehanesinde kalamarla kâfuru satan kaparozcu Kuzguncuklu kozmonot Kâzım'a kaptırmış.

K(e)
Kendirli'den kemençeci kekeme Kerim kentlerin keşmekeşliğine kesenkes karşı çıkıyor ve keşke Keşan'da keşkekçilikle kesmeşekercilik yaparak kereste, kerevet, kereviz, ketenhelva, kendir, kenevir, kemençe, kelem, kekik, keklik satıp kelepircilik ederek rahatıma baksaydım diyor.

L
Lâlelili belalı Leyla'yla tabelalı lüleli Lale, bir de Lüleburgazlı lalapaşagilin iliksiz, löpür löpür latifeci latif Latife'sinin lalasının halasına: "Hala halhallı hali ile illallah halli hala ve hali halıları, sonra da Bolulu lüzuci Lütfullah ve lakerda, halatlı laterna, lahana, likidasyon, lumbago, lokomobil, layıkıyla layıklık konuların üzerinde didişip duracağınıza; lütfen lafebeliğini, laubaliliği, lalalığı, halalığı, halhallılığı, laklakçılığı, langır lungur lafçılığı bırakın da lizollenmiş loş lokantanın locasında lop lop loğusa latilokumu yemeye, lıkır lıkır leylaklı likör içmeye gelin!" demiş.

M
Marmara'daki Marmarisli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak'taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelatçılığı meslek edinememişler.

N
Nobran Nadir'in Nallıhan'da naneruhu, nalın, narenciye, nergis alıp sattığı, namlı Nesrin'e de nazikane nazım, nesir, nesep, nesiç, nemelazımcılık, nezaket, nikelaj, nüans, nümayiş, nukut, noel, nöbetşekeri üzerine nutuk attığı söyleniyor.

O
Okmeydanı'ndan Oğuzeli'ne otostop yap; Oltu'da volta at, olta al; Orhangazi'de Orhanelili Orhan'a orostopolluk öğret; sonra da Osmancıklı Osman'a otoydu, totoydu, fotoydu, say dök!

Ö
Özbezö'nün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan'la Özgüluslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim.

P
Pınarbaşı'nın pinpirik pompacısı Pötürgeli pazvantoğlu pusatçı, paskalyadan palaskasız pisbıyık paskal Pasin, Pülümür'lülere pülverizatörün Türkçesini satmış.

Pohpohçu pinti profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pülverizatör prospektüsünü papazbalığı biblosunun berisindeki papatya buketinin bu yanına bıraktıktan sonra palas pandıran Pülümür'le Pötürge'den getirdiği pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolasıyla pertavsız pervasız pervaz peysajını peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedegoga Pınarbaşı'nda beş peşkirle peş peşe peşin peşkeş çekti, sonra da pılısını pırtısını topladı:

"Pingpong, pingpong, pingpong! Piyango pingpong! Piyango pingpong! Piyango pingpong! Pin! Pong!... Pong!..." diyerek, Posof'un pisipisi otundan yapılma piştovsu piposunu tüttüre tüttüre petalinise doğru paytak paytak yürüyüp gitti.

R
Ramazanda Rizeli Remzi rüküş Rümeysa'ya rastlamış da: römorkör, riziko, rokoko, Ruhülkudüs, rüzgargülü, rıh, zırh, rehabilitasyon, rızk, rot, rop, rint, ring, ray, radyoaktivite ve Rab nedir diye sormuş.

S
Safranbolulu Safinaz'la Salihlili Salih Sivrihisar'da soğuklamışlar, sinüzit olmuşlar, sonra sımsıkı sarınarak söylenmesiz Seyitgazi'ye varıp sarmısaklı suteresini susarmısağı ile karıştırarak suyunu süzmüşler.

Ş
Şavşatlı şaban, Şarkışlalı şipşakçı Şekip, bir de şıpsevdi Şehime Şişhane'den şeytankuşu mu, şömine maşası mı, masa şemsiyesi mi, şason mu, şezlong mu ne bir şeyler almaya gittiler.

T
Tahrilliye talihli tentürdiyotçu tetik Tahir'le tahterevallici tekinsiz Tevfik'in talimhanede ters türs konşarak terter tepinip tir tir titremeleri Turhallı tombul Turgut'u tıpış tıpış tosbağa sokaktaki tönbekçiye doğru yürüttü.

U
Ulukışlalı kul Lütfü ile Ulamışlı kel Lütfullah Kilis'in Lalapaşalı lambası güzeli lokmagöz Lale'nin halılarını Halide'nin haldır huldur halli hal halinde dokur, bir yandan da halen halsiz, halifesiz halasını halisane hallaç Halim'i ile lostromo Lami'nin yanında elif, lâm, lâmelif okur; linolyumculuk, lotaryacılık, hallaçlık, levülozlu liva loğlaması lığcılığı ve lateksli laternacılıkla lakerdacılık yaparlarken Uluborlulu ulu lüleci Lütfiye'yle Zileli zalım zevzek zilli Züleyha'ya rastlamış: " Beri bak Zileli zalım zevzek zilli Züleyha," demiş, "zaloğluluk etmeye kalkma, zor zoru zorlar; sen sen ol, lalangayı, laklakıyatı, lahavleyi bir yana bırak, zalım dilini, zorba elini, Ladikli Lahuti zilini tut, öyle leylim leyli leylim leyli; lap lop, lüp, lebaleb, lakap, lahuri, lame, layıha, libido, lobut, lombuz lif, lüfer, likorinoz dierek elalemi deliye döndürüp haldır haldır, paldır küldür Limerik'e kovalama!" demiş. (3 nefes :O)

Ü
Ürdünlü ünlü üfürükçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ülküdeşlerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzüm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, üveyikten ürüyerek, üvendirelerini sürüyerek yürüyen üçkağıtçı ülkücülerin ürküntü üreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi...

V
Vırvırcı Vedia'yla vıdı vıdıcı Veli velinimeti vatman Vahit'e vilayette veda edip Vefa'ya doğru vâveylâsız, velevasız, velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran, virtüöz Vicdanî ve Viranşehirli vatansever viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.

Y
Yalancıoğlu yalıncık yayladağının yahnisini yağsız yiyebilirse de yayladığının yağlı yoğurdundan, Yüksekova'nın yusyumru yumurta yumurtlayan tavuklarından, bir de yörük ayranıyla yufkasından asla vazgeçemez.

Z
Zonguldaklı Zaloğlu Zöhre'nin kızı Zühal zibidi Zeki'yi ziyafette zilzurna görünce zıvanadan çıkmış: Beri bak zibi Zeki! demiş, sen zevç değil zahiren zahireci, zalim, zevzek, zikzaklı, züğürt, züppe, zırtapozun ve de zerzevatın zirzopun tekisin!

Konuya uygun parça da şu olsun: http://fizy.com/s/12og3y

4 Ekim 2010 Pazartesi

MİMik

2 yorum
Caaaanım Mia Wallace beni mimlemişş!! Konu da şuymuş :


"Hayatınıza uygun fon müziği. Fon müziği derken sözlü tabi ama sözleriye değil sadece müziği ile olucak. 3 şarkı seçeceksiniz"

Başlayayım bakalımm:

1- Morrissey - Let Me Kiss You : Kendimi çirkin hissettiğim zamanlar için çok uygun bir parça.. Sözleriyle değil denmiş olsa da mimde, bu parça hem sözleri hem de müziğindeki hayalden uyanma hissi yaratan bölümüyle beni etkiliyor.

"Gözlerini kapat, Ve fiziksel olarak hoşlandığın birini düşün
Ve seni öpmeme izin ver, seni öpmeme izin ver "

Hayalin bitiş müziği ve:

"
Ama sonra gözlerini açarsın, ve fiziksel olarak aşağıladığın birini görürsün,
Ama kalbim açık
Kalbim sana açık"

2- Persepolis Soundtrack - Love and Hate : Hiç aşık olmadığım halde, aşkı ve nefreti en iyi anlatan müzik olduğunu düşünüyorum. Birden nefrete dönüşen bölümünü seviyorum. Farkındaysanız hep değişken parçaları seviyorum niyeyse :) Tek düze ilerlememesi hoşuma gidiy.

3-
Neffa - Passione : Bu parçanın bana hisettirdiklerini ben de bilmiyorum ama müziği ve sözlerine bayılıyorum! Sözlerinin anlamını öğrendim, pek etkilemedi fakat; öyle kelimeler seçmişler ki söyleyince bir haz alıyorsun. O yüzden bu da aslında genelde müziğini sevdiğim bir parça.

Beni mimlediği için Mia'ya teşekkür eder kimseyi mimlemeden(çünkü kimse yazmazmış gibime geliyor) bitiriyorum! Saygılar, sevgiler..

2 Ekim 2010 Cumartesi

İşte Geldim Burdayım..

4 yorum
Merhaba özlediğim blog okurları!!

Sonunda internetimiz bağlandı, tekrar sizlerle olabileceğim..


Okul pazartesi günü başladı ve ben okuldaki öğretmenlerin, öğrencilerin sıcak kanlılığına hayret etmekle meşgulüm. İnsanlar o kadar okumuş, opera sanatçısı olmuş, yüksek lisans yapmış veya asistan olmuş ama hepsi arkadaş gibi. Burnu havada olan kimseyi göremedim ve görmek de istemem. Zaten öyle bir ortamda barınamazlar galiba..


Evimiz tam istediğim gibi oldu!! L masa hayranlığım vardı ve şu anda bir L masanın kısa bölümünde sizlere ulaşıyorum :) Şans eseri herşey hem istediğim gibi oldu, hem de ucuz oldu. Müstakil bir evi (tek katlı) 300 liraya kiralamak gibi mesela..


Müstakil ev hep bana korkunç gelirdi ama hep de isterdim. Korku filmleri hep müstakil evlerde çekilir. Farkettim ki korku filmlerinin çekildiği müstakil evlerde bir boşluk var. Türk evleri gibi çok kalabalık değil. Eşyalar az ve öz. Mesela biz doldurduk evi, ev daha sıcak geliyor korkutmuyor. Doğalgaz açılmadı diye çok soğuk gerçi. Öyle bir korkunçluk da mevcut.

Geçen gün okuldan geldim löpüç çekirdeğimi ve meyve suyumu hazırladım. Tv'yi açtım (bu arada digiturk aldık. Hep çok isterdim mezzotv var diye. Bu da gerçekleşti!) Tam yere kuruldum zil çaldı. Panjurlar açık ki birinci kat içeri baktığınız an tv açık mı falan herşey görülüyor. Saklansam tv açık evde olduğum belli. Öyle bir korku yaşadım ki dostlarım.. Meğer annem korkmayayım diye anahtarla açmamış da zili çalmış sağolsun..

Bu arada burada anneyle kalmak yadırganıyor. Niye ki? Arkadaş gibi annem var olamaz mı? Annesiyle kalan başka biriyle tanışınca insan heyecanlanıyor falan. Ne hallere düştük!
İşte böyle size ulaşmaya devam edeceğim..

Canım arkadaşım, dostum
Mia Wallace beni mimlemiş. Bir ara o mimi de yazacağım Mia'm!! Birazdan evden çıkacağımız için (bornoz, yumurtalık falan almamız lazım da) böyle hızlı bir blog yazısı yazayım dedim.

Dün akşam okuldan 5 gibi gelip direkt uyudum ve sabah 8buçukta uyandım. 15,5 saat uyumuşum. Kaç gündür 6 saat, 7 saat yatıyordum ki bu ben değildim. Biriktirmişim meğer uyku isteğimi. Ama çok iyi geldi (az uyumayı öğren Feli!)

Pazartesi Anadolu Üniversitesi açılış konserinde İstiklal Marşı'nı ve Anadolu Üniversitesi Marşı'nı söyleyeceğiz koro halinde. Sözleri daha bugün ezberledim. Yarın provamız var. Hemen koro moduna girince alışamadım ilk haftadan.

Tekrar görüşmek üzere. Sizi seviyorum ve şu parçayı armağan ediyorum. Dinleyin!
 

Feli Jo Design by Insight © 2009