13 Eylül 2010 Pazartesi

pandoMİM!!


Sonunda ben de mim olayına özendim ve ilk mim konumu yazıyorum!!

Mim konum:Yakın bir arkadaşınla olan ve aklında kalan bir anını anlat!

Arkadaş olduğumuzu açıkladığım için, en çok görüştüğüm ve canım arkadaşım olduğu için Mia Wallace ile ilgili anımı yazıyorum(Dünkü olayı o da yazdı fakat bir de benim gözümden değişik olur diye düşündüm):

Ben daha dünkü olayları yazacağım çünkü Mia kadar iyi hafızam olmadığından en ayrıntılı onu hatırlıyorum.. :)

Biz Mia'yla ne zaman güzel birşeyler yapmaya karar verip plan yapsak olmuyordu ama yine de plan yapmaktan kendimizi alamadık. Sabah 10'da oylarımızı verecektik, duraktan onu alacaktım, beraber açık havada kahvaltı yapacaktık, eve gelip ilk defa deneyeceğim kızarmış dondurmalarımızı yiyecektik, film izleyecektik, basket maçını da izleyip dışarı çıkacaktık. Ben Eskişehir'e gideceğim için onu daha şimdiden çok özlemiştim. O yüzden ister istemez planlar kafamda canlanıyordu.

...ve aksilikler başladı...

Sabah 10 buçukta oyumu verdim. Mia'ya mesaj attım. O da nesi? Mia'lar hala evden çıkmamıştı. Biz oy verdiğimiz yerden durağa çıkıp onu alıp eve dönecektik ama ailesi çıkmayınca Mia da ne yapsındı? 11 buçuk gibi oylarını verdiler ve sağ salim buluştuk. Bu arada açık havada kahvaltı düşüncesi bizi iyice germişti çünkü uyandığımızdan beri hava çok sıkıcıydı, şakır şakır yağmur yağıyor, şimşekler çakıyordu. Şemsiye altında yaptığımız soğuk kahvaltıdan sonra, evimize geldik. Hiç olmazsa dondurmalar başarılı olmuştu.

...ve sürpriz haber...

Mia, iki gece bizde kalmak için izin istediğini ve izin alabildiğini söyledi!!
O an dünyalar benimdi. Hayatı hızlı bir şekilde yaşamamıza gerek yoktu. Böylece filmi öbür güne bıraktık. Akşam çok sevdiğimiz arkadaşımız "N" geldi. Onunla muhabbet ettik, basket maçını izledik. Onlar gittiği zaman yağmur durmuştu ve dışarı çıkmayı planlamıştık fakat bir telefonla alt üst olduk. Mia'nın erkek kardeşi aramıştı ve anne babalarının kavga ettiğini, yarın boşanacaklarını, yarın eve gelmesi gerektiğini söyledi. Konuyu daha derin incelemek için bkz.

...dünya başıma yıkılmıştı...

O an ikimiz de şok olmuştuk. Tamam biliyorduk herşeyi ama bu da nesiydi şimdi? Hani planlarımız? Neden yine planlarımız yalan olmuştu? Neden kavga etmişlerdi? Ayrılacaklarsa da Mia eve gidince birşeyler değişebilir miydi? Bencillik yapmayıp durumu derince düşünmeli miydim? Mia bizde bir gece daha kalmalıydı!!

Sabah Mia'yı durağa bıraktık ve gitti...Ben de arkasından bakakaldım. Aklıma Orhan Veli'nin şu şiiri geldi şu an:

Bakakalırım giden geminin ardından,

Atamam kendimi denize,

Dünya güzel.

Serde erkeklik var,

Ağlayamam..


Aynen bu durumdaydım. Yaşanan şeylerin sonunda, bugün ablamın düğününe giyeceğim elbise ve ayakkabıyı almıştım. Bunun sevinci sürerken Mia mesaj attı ve yarın bize tekrar geleceğini, kaçırdıklarımızı telafi edecebileceğimizi söylemişti.

...mutluluk...

İşte yeniden en baştaki gibi mutluyum. Ama bu sefer plan yok! Değil mi Mia? Yarın dışarı çıkar mıyız? Filmimizi de izleyelim mi?

Mimlediklerim (az izleyicim olduğundan şimdilik) : Mia Wallace, Loana, sennediyosunya.

Hepinizi çok seviyorum. Başarılar!! (Mimi sınav olarak gördüm adeta) -

(Saç renklerimiz uymasa da resimde piyano çalan benim, beni her defasında zevkle ve ilgiyle dinleyen, izleyen Mia.)

3 yorum:

Loana dedi ki...

ayy mianın yazısına üzülüp sizin arkadaş olduğunuzu duyduğumda yaşadığım şaşkınlığı ve mutluluğu yazamadım ( bana ne oluyosa :))) ), ama mimi seve seve yazacağım!! teşekkür ederim :))

Feli Jo dedi ki...

Loana'mm :) Zaten arkadaş olduğumuzu duyup şaşıracak tek kişi sendin ve hep sana söylemek istemiştim :)) Eskişehir'e Mia gelebilirse, üçümüz buluşup birşeyler yapabiliriz belki. Ayrıca asıl ben teşekkür ederim merakla bekliyorum!

Loana dedi ki...

inşallah gelebilir de buluşur bi güzel kaynatırız çok hoşuma gider :)) başlıyım ben o zaman mime hemen :)

 

Feli Jo Design by Insight © 2009